CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, 2020 yılında Tunceli’de hayatını kaybeden Esma Kılıçarslan’ın soruşturmasındaki ihmal iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Kaya, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin konuya dair yanıt vermesi için TBMM Başkanlığı’na resmi bir soru önergesi sundu. Önergenin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Esma Kılıçarslan, 2020 yılında Tunceli’de kaybolduktan sonra cansız bedeni bir baraj gölünde bulundu. Ancak üzerinden geçen yıllara rağmen bu olay hâlâ aydınlatılamamıştır. Kılıçarslan’ın kaybolma sürecinde arama çalışmalarının gecikmesi, ailesine olayın ‘fazla gündeme getirilmemesi’ yönünde baskı yapılması, otopsi sürecinin pandemi nedeniyle yetersiz bir şekilde gerçekleştirilmesi ve naaş üzerinde birden fazla erkeğe ait DNA izleri bulunması gibi iddialar kamuoyunu endişeye sevk etmiştir. Bunun yanı sıra, aynı dönemde kaybolan Gülistan Doku’nun dosyasıyla ilgili de Tunceli’deki kamu yöneticilerine ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e dair ciddi iddialar gündeme gelmiştir. Bu süreçte bazı olayların üzerinin örtüldüğü, delillerin yeterince araştırılmadığı ve bazı dosyaların kasıtlı olarak kapatıldığına dair iddialar mevcuttur.”
Kaya, Bakan Çiftçi’ye yönelttiği sorularda şunları ifade etti: “Esma Kılıçarslan’ın kaybolduğu tarihten itibaren cansız bedeninin bulunduğu ana kadar hangi tür arama ve soruşturma faaliyetleri gerçekleştirilmiştir? Bu faaliyetlerin geciktiği yönündeki iddialar gerçek midir? Kılıçarslan ailesine, olayın kamuoyunda dile getirilmemesi yönünde herhangi bir kamu görevlisi tarafından öneride bulunulmuş mudur? Eğer bulunulmuşsa, bu kişiler hakkında herhangi bir işlem uygulanmış mıdır? Kılıçarslan’ın ölümüne dair yürütülen adli süreçte otopsi neden eksik veya gecikmeli yapılmıştır? Pandemi gerekçesiyle hangi adli prosedürlerin yerine getirilmediği belirtilmektedir? Naaş üzerinde bulunan birden fazla erkeğe ait DNA izleri iddiası doğru mudur? Eğer doğruysa, bu DNA örnekleri kime aittir ve neden hâlâ kamuoyuyla paylaşılmamıştır? Esma Kılıçarslan dosyası ile Gülistan Doku dosyası arasında ortak kişiler, ortak çevreler veya benzer ihmal zincirleri mevcut mudur? Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Esma Kılıçarslan dosyasındaki soruşturma sürecine herhangi bir müdahalesi veya yönlendirmesi olup olmadığına dair bir inceleme başlatılmış mıdır? Tuncay Sonel’in veya yakın çevresinin bu olaylarla ilişkilendirilip ilişkilendirilmediği araştırılmış mıdır? Esma Kılıçarslan dosyasının yeniden açılması ve tarafsız, bağımsız bir soruşturma yürütülmesi için Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır? Kadınlara yönelik aydınlatılamayan kayıp ve ölüm vakaları için etkin soruşturmalar gerçekleştirilmesi adına yapısal değişiklikler planlanmakta mıdır? Eğer planlanıyorsa, bu değişiklikler nelerdir?”